İnsanlardan ve onların yarattığı yapılardan uzakta olmayı seviyorum. Doğayla iç içe olma isteği küçüklüğümden beri var. Her fırsatta kendimi ilk bulduğum çayıra bayıra(! höönk) salarım.

Dağ bisikletçiliği ile başlayan maceram şimdi Trekking ile devam ediyor. Aslında gerçek bir trekking olmadığından (ne teknik biliyorum nede tecrübe var) “Troll Trekking” olarak adlandırmayı uygun buluyorum. Aslında “troll” kelimesi güzel. Sırf kullanmış olmak için kullanırım. Neyse 11 Ekim tarihinde ilk kez bir arkadaşla  yola koyulduk.

Yasin Genç

Bu kişi ben oluyorum.

Nasıl Başladım ?

Her şey yaklaşık 1 ay öncesine dayanıyor. Ne yapsak ne etsek diye düşünürken kendimizi Termal‘de (Yalova’nın ilçesi) bulduk. Amacımız biraz şehirden uzaklaşık doğa yüzü görmek, bol bol fotoğraf çekmekti. Şehirden uzaklaşık ama fotoğraf konusunda pek iyi olmadığımız için istediğimiz sonucu elde edemedik :)

Bir kere gittikten sonra alışkanlık oldu herhalde. Üst üste pazarları gitmeye başladık ve bize yetmedi. Kot pantolon, spor ayakkabı işe aykırıydı. Nasıl yapalım derken amatör olarak Trekking’e başladık. Bir hafta içerisinde sırt çantası, trekking botu, matara, yağmurluk, termal içlik, çakı ve diğer ıvır zıvır malzemeleri edindik.

Trekking Bot

Yola Koyuluyoruz!

Bisiklet suluğum :)11 Ekim öğlen saatlerinde Termal’e doğru yola çıktık. Yanımızda yiyecek olarak evden getirdiğimiz sandviç, marketten aldığımız ufak atıştırmalıklar ve 1 matara dolusu su var.

Mataram yan tarafta gözüken güzellik. Bisiklet için almıştım ama genellikle ofiste ve trekking turunda kullanıyorum :)

 

Yol Boyu

Termal’in normal piknik alanından giriş yaptık. Yerler ıslak ve yer yer çamurluydu. Buraya daha önceden gidenler bilirler ufak dere boyunu takip ederseniz arazi bir yola çıkarsınız. Bu yolun bir ucu ilçe merkezine diğer ucu ise bizim rotamıza doğru gider.

Dere boyunda güzel bir alan bulup sandviçleri yedik. Amatörlükten ve işsizlikten olsa yanımda siyah çöp poşeti getirmiştim. Bu poşeti yere serip oturduk. Aslında çok iyi oldu, çokta güzel oldu. Bizi hem çamurdan, ıslanmaktan korudu hemde bütçeye dokunmadı. (Ofisten arakladım :D)

Termal Gölet

Uzun bir çamurlu yoldan sonra ulaştığımız gölet

Yaklaşık 1-2 kilometrelik müthiş çamurlu yürüyüşten sonra hedefimiz olan gölete ulaştık. Göletin etrafı oldukça sakindi. Burada biraz oyalanıp fotoğraf çektik. (Şu fotoğraf çekme olayını geliştirmemiz lazım. Neredeyse hiç fotoğraf çekmesini bilmiyoruz).

Gölet etrafında sanırım 15-20 fotoğraf çekmişizdir. Daha da çekecektik ama bir anda bastıran yağmur engel oldu. Hemen yağmurluğa sarıldık. Telefonlar ve diğer elektronik eşyalar için yine yanımda çöp poşeti getirmiştim. Hem sudan ucuz hemde işlevsel oluyorlar. Çantanın içindekileri poşetledik hemen. Göletten sonra ilerlemeye karar verdik. Turun asıl güzel yanı burada başlıyor. “Eee napcaz” bitti bu derken ileride bir çeşme ve yanında orman içi yol keşfettik.

Orman içi yol

Orman içi olarak bahsettiğim yol burası oluyor

Zirveye doğru tırmanmaya başladık. Yol gittikçe dikleşmeye başladı ve gökyüzü tamamen görünmez oldu. Sanırım 45% bir eğim vardı. Mantar Bulunduğumuz bölge çam ormanı olmasından dolayı bol bol renkli renkli mantarlarla karşılaştık.

Bilirsiniz mantarlar nemli ve tavlı yüzeylerde yaşar. Sonbaharın yağmurlu dönemlerinde büyürler. Neyse işte çok güzel bir doğa karşısında tırmanıyoruz. Tırmanırken bastığın ve tuttuğun yere dikkat etmek gerekiyor.

Zira o eğimde metrelerce yuvarlanmak işten bile değil. Tırmanma konusunda pek sorunla karşılaşmadık. Bolca merak, bolca heyecan ve biraz yabani hayvan korkusu ile zirveye ulaştık. Zirve istediğimiz gibi değildi. Tüm etrafı kuş bakışı görmeyi ümit etmiştik ama görebildiğimiz sadece ağaçların dalları oldu.

Uzun bir yürüyüşün ve tırmanışın ardından ilçe merkezine geri dönüp minibüsle eve dağılma vaktiydi. Dağın zirvesinde iken yağmur iyice bastırdı. Haritadan konumumuzu kontrol edip geldiğimiz yere çeşmenin başına geri dönüşe başladık. İniş biraz tehlikeliydi. Kayma ve düşme riski vardı. Ayrıca havanın 1 saate kararacağını bilmek de işin cabası. Yağmur bastırdı, havanın kararma saati yaklaştı ve ufaktan da olsa yabani hayvan korkusu ortaya çıktı.

Bulunduğumuz bölgede domuz, ayı ve tilkiyle karşılaşma riskimiz olduğunu tahmin ediyorum. Tilki önemsiz fakat ayı ve domuz korkutuyor. Yaklaşık 20 dakikalık bir inişin ardından çeşmeye ulaştık. Tam çıktığımız noktaya inebilmek gurur kaynağıydı bizim için. :)

Termal Dağları