Bilindiği üzere E-Ticaret siteleri en karışık yapıya sahip internet siteleridir. Yüzlerce farklı kategorisi, binlerce ürünü olabilir. Ama bu gerçekte karışık olması gerektiği anlamına gelmez.

Biz tasarımcılar olarak (genel bir tabir en uygunu) bir site nasıl daha kullanışlı olur diye farklı yöntemler geliştirip uyguluyoruz. Daha doğrusu UX kelimesi çok havalı, biz bir şey yapmayı başardık, kullanıcı alışkanlıklarını siteye uygulayabildik diye atıp tuttuğumuz da oluyor.  Tabii bu yöntemler de her şey gibi yıllar içerisinde değişikliğe uğruyor. Cidden son kullanıcı bu konuda istediğine ulaşabiliyor mu? İstediğini elde edebiliyor mu?

İlk defa böyle bir makale yazma ihtiyacı hissettim. “Bir bisiklet sevdalısı (ben oluyorum) yeni bisikletini internetten nasıl alır” diye bu konuda harika bir deneyimim var.

Kullanıcının Bilgisi

  • Tüm kaynakları kullanarak internetten derinlemesine araştırma yapabilir.
  • Sektörün içinden (front-end developer) birisi olduğu için sitelerin yapısına hakimdir. Neyin nasıl hareket edeceğini önceden anlayabilir.
  • Alacağı bisikletin (ürünün) özelliklerini bilir. Aklına bir soru takıldığında daha bilgili kişilerden yardım alabilir.
  • Alacağı bisiklet: 2015 Sedona 840.

Yaklaşık 6 aydan beri bisiklet arayışı içerisindeyim. Bu maceraya 2014’ün sonlarına doğru eylül ayında başlamak benim talihsizliğim olsa gerek.  Ortada ürün yok denecek kadar az, modeller bitmiş.

Önce üretici firmanın sitesine (Sedona Bisiklet) girip bayii listesine ulaştım. Bu benim için çok kolay oldu. Site olabildiğince sade ve düzenli. Yaşadığım ilin çevresinde bulunan yaklaşık 20 bayinin mail adreslerini, telefon numaralarını ve var olanların internet sitelerini bir not defterine kaydettim.

Benim önceliğim internet sitesinden ulaşmak, ürünleri uzun uzun detaylı bir şekilde inceleyebilmekti. Bayi sitelerine tek tek girip ürün var mı yok mu bulmaya çalıştım. Ürüne ulaşmak, fiyat bilgisi, stok durumunu ve diğer özellikleri görmek oldukça zor. Her bir bilgi iç içe girmiş. Hepsinin ortak olumsuzlukları şu şekildeydi:

  1. Ürünlerin kategorilere ayrılması. Bilgin yoksa yandın. Varsa şu yolu takip etmelisin. MTB > Erkek İçin > HardTrail > 27.5 > Sedona > Sedona 840
  2. Stok durumu: Ürün ortada yok ama var gözüküyor. Sözde sipariş verebiliyorsun. Biraz daha dikkatli bakıldığı sağda solda bir yerde yazıyla yazılmış “Bu ürün stoklarda yok. Pek yakında sizlerde” ibaresiyle karşılaşıyorsunuz.
  3. Ön sipariş: Tamamen kullanışsız. Formu dolduruyorsun kim bilir ne zaman geri dönüş yapılacak. Site üzerinden mi yoksa mail ile mi bilgi verilecek? Sorular sorular… Karşımızdaki eBay, Amazon gibi bir firma değil. Dükkanında / Mağazasında bisiklet satan, maksimum 7-8 kişilik ekipten oluşan (en iyi haliyle) bir firma. Gerek yok. Tamamen kullanışsız.
  4. Ürün açıklaması: Üretici firmanın yazdıklarını aynı şekilde copy-paste yapılıyor. Resim kullanıldığında bozulmalar meydana geliyor. Eğer ki üretici firma yerli değilse içerikler tamamen İngilizce geliyor. Kim bunu nasıl okuyacak ?
  5. Ürün yorumları: Firmalar, ürünlerimiz kötülenecek, olumsuz yorumlar gelecek, satışımız etkilenecek diye yorumlara izin vermiyor yada elindeki e-ticaret sisteminde böyle basit bir özellik yer almıyor.
  6. Ürün fotoğrafları: Detaylıca incelemek istiyorum ama küçücük görseller karşıma çıkıyor. Şunları büyük yükleseniz de ziyaretçiler rahat rahat incelese olmaz mı?
  7. Taksit tablosu: Tablo dediğime bakmayın resim olarak yükleniyor. Okumak için sayfayı yakınlaştırmak lazım.

kullanıcı deneyimi

Bu maddeleri sayfalarca uzatabilirim. Hepsi aynı yere çıkıyor. Günümüz e-ticaret siteleri (daha doğrusu e-ticaret paketleri diyelim) kullanıcıya hitap edemiyor. İçerik olarak zenginler, hava durumundan haberlere kadar her şey var ama asıl odak noktalarından uzaklar. Sektöre göre düzenlenmiyor.

Yazılım firması 1 adet paket ürün çıkartıp bütün firmalara aynı ürünü satıyor. Hediyelik eşya satan dükkanın sitesi ile bisikletçinin sitesi aynı. Hediyelik eşya sitesinde binlerce ürün olabilirken bisikletçide 100 taneden fazla olamaz.

Makaleyi başa alıp okuduğumda “ulan ben ne anlatmak istedim, ne yazdım” diye düşünmüyor değilim. Konuyu yüzeysel ve çok geniş anlattım. Neyse yazacağım diğer makaleler de detaylara inip ne demek istediğimi daha anlaşılır anlatmaya çalışacağım.